IMF Dünya Ekonomik görünüm raporu PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
Perşembe, 22 Nisan 2010 08:53

IMF'nin 'Dünya Ekonomik Görünümü' raporu küresel iyileşmenin beklenenden iyi olduğunu gösteriyor. Blanchard, küresel büyümenin 2010 yılında yüzde 4,2, 2011 yılında da 4,3 olmasını beklediklerini söyledi.


IMF Ekonomi Danışmanı ve Araştırma Bölümü Direktörü Olivier Blanchard, küresel iyileşmenin beklentilerinde iyi olduğunu belirterek, 2010 ve 2011 yıllarında yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde büyümenin daha güçlü olacağını, ancak gelişmiş ülkelerdeki büyümenin durgunluk dönemini telafi etmeye yetmeyeceğini söyledi.
Blanchard, IMF'nin ''Dünya Ekonomik Görünümü'' raporunun birinci ve ikinci bölümlerine yönelik açıklama yaptı.
Küresel iyileşmenin beklenenden iyi olduğunu belirten Blanchard, küresel büyümenin 2010 yılında yüzde 4,2, 2011 yılında da 4,3 olmasını beklediklerini söyledi.
Gelişmiş ekonomilerin 2010'da yüzde 2,3, 2011'de de yüzde 2,4 büyüceğini tahmin ettiklerini ifade eden Blanchard, bunun durgunluk dönemindeki kayıpları telafi etmeye yeterli olmadığını kaydetti. Blanchard, bu ülkelerdeki üretimin kriz öncesi döneme göre yüzde 7 gerilediğini ve bu açığın uzun yıllar devam etmesinin beklendiğini bildirdi.
Gelişmiş ülkelerde işsizlik oranlarının da 2010 yılında yüzde 8,4'e ulaşmasını, ancak 2011 yılında yüzde 8'e düşmesini öngördüklerini dile getiren Blanchard, uzayan üretim açığındaki bu uçurumun, ABD'de tüketicilerin daha ihtiyatlı olmasından, Avrupa'da da zayıf banka sektörünün kredi miktarını kısıtlamasından kaynaklandığını anlattı.
-''YÜKSELEN VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE BÜYÜME DAHA GÜÇLÜ''-
Blanchard, buna karşın, yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde ''çarpıcı bir karşıtlık'' olduğunu belirterek, bu ülkelerde, 2010'da yüzde 6,3, 2011'de de yüzde 6,4 ile büyümenin daha güçlü olmasını beklediklerini söyledi.
Gelişen Asya'nın başı çektiğini ifade eden Blanchard, buralarda büyümenin 2010'da yüzde 8,7, 2011'de de yüzde 8,6 düzeyinde güçlü ve sürdürülebilir olmasını öngördüklerini bildirdi.
Olivier Blanchard, birçok ülkede mali konsolidasyonun artan derecede öncelik haline geldiğini belirterek, ancak gelişmiş ülkelerde bu uygulamanın talep ve büyüme üzerinde ters etki yapabileceğini hatırlattı. Bu ters etkiyi önlemek ve büyümeyi korumak için gelişmiş ülkelerin bir bütün olarak, net ihracatlarını artırma amaçlı para birimlerini düşürmeye ihtiyaçları olabileceğini dile getiren Blanchard, buna karşın, yükselen ve gelişme olan ülkelerin de para birimlerinin değerlerini artırmaları ve net ihracatlarını azaltmalarının uygun olabileceğini anlattı.
-TÜRKİYE TAHMİNLERİ OLUMLU-
Raporda, Türkiye'nin 2009 yılında yüzde 4,7 oranında daralan GSYH'sinin, bu yıl yüzde 5,2 büyümesinin beklendiği belirtildi. Büyümenin 2011 yılında da yüzde 3,4 oranında gerçekleşmesi öngörülen raporda, IMF'nin raporunda yer alan Avrupa ülkeleri arasında Türkiye, 2010 yılı büyüme öngörüsüyle, en fazla büyüme olması beklenen ülke konumunda yerini aldı.
Raporda, Türkiye'de tüketici fiyatlarının yıllık ortalama bazında 2009'da yüzde 6,3 arttığı, bu artışın 2010 yılında yüzde 9,7, 2011 yılında ise yüzde 5,7 olacağının beklendiği ifade edildi.
Bunun yanında, raporda, Türkiye'nin 2009 yılında cari işlemler dengesinin GSYH'ye oranı yüzde -2,3 iken, bu oranın 2010'da yüzde -4,0, 2011 yılında da yüzde -4,4 olmasının beklendiği belirtildi.
Raporda, küresel krizi nispeten atlatan ekonomiler arasında Polonya, ilk dış şokları atlatan ülkeler arasında Türkiye örneği verilerek, bu tür ülkelerin küresel ticaretin normalizasyonu ve ana para akışlarının geri dönüşünün yardımıyla daha güçlü şekilde toparlanabileceği tahmininde bulunuldu.
Raporun, üçüncü ve dördüncü bölümleri de geçen hafta açıklanmıştı.
AA

IMF Ekonomi Danışmanı ve Araştırma Bölümü Direktörü Olivier Blanchard, küresel iyileşmenin beklentilerinde iyi olduğunu belirterek, 2010 ve 2011 yıllarında yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde büyümenin daha güçlü olacağını, ancak gelişmiş ülkelerdeki büyümenin durgunluk dönemini telafi etmeye yetmeyeceğini söyledi.

Blanchard, IMF'nin ''Dünya Ekonomik Görünümü'' raporunun birinci ve ikinci bölümlerine yönelik açıklama yaptı.

Küresel iyileşmenin beklenenden iyi olduğunu belirten Blanchard, küresel büyümenin 2010 yılında yüzde 4,2, 2011 yılında da 4,3 olmasını beklediklerini söyledi.

Gelişmiş ekonomilerin 2010'da yüzde 2,3, 2011'de de yüzde 2,4 büyüceğini tahmin ettiklerini ifade eden Blanchard, bunun durgunluk dönemindeki kayıpları telafi etmeye yeterli olmadığını kaydetti. Blanchard, bu ülkelerdeki üretimin kriz öncesi döneme göre yüzde 7 gerilediğini ve bu açığın uzun yıllar devam etmesinin beklendiğini bildirdi.

Gelişmiş ülkelerde işsizlik oranlarının da 2010 yılında yüzde 8,4'e ulaşmasını, ancak 2011 yılında yüzde 8'e düşmesini öngördüklerini dile getiren Blanchard, uzayan üretim açığındaki bu uçurumun, ABD'de tüketicilerin daha ihtiyatlı olmasından, Avrupa'da da zayıf banka sektörünün kredi miktarını kısıtlamasından kaynaklandığını anlattı.

 

-''YÜKSELEN VE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE BÜYÜME DAHA GÜÇLÜ''-

Blanchard, buna karşın, yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde ''çarpıcı bir karşıtlık'' olduğunu belirterek, bu ülkelerde, 2010'da yüzde 6,3, 2011'de de yüzde 6,4 ile büyümenin daha güçlü olmasını beklediklerini söyledi.

Gelişen Asya'nın başı çektiğini ifade eden Blanchard, buralarda büyümenin 2010'da yüzde 8,7, 2011'de de yüzde 8,6 düzeyinde güçlü ve sürdürülebilir olmasını öngördüklerini bildirdi.

Olivier Blanchard, birçok ülkede mali konsolidasyonun artan derecede öncelik haline geldiğini belirterek, ancak gelişmiş ülkelerde bu uygulamanın talep ve büyüme üzerinde ters etki yapabileceğini hatırlattı. Bu ters etkiyi önlemek ve büyümeyi korumak için gelişmiş ülkelerin bir bütün olarak, net ihracatlarını artırma amaçlı para birimlerini düşürmeye ihtiyaçları olabileceğini dile getiren Blanchard, buna karşın, yükselen ve gelişme olan ülkelerin de para birimlerinin değerlerini artırmaları ve net ihracatlarını azaltmalarının uygun olabileceğini anlattı.

 

-TÜRKİYE TAHMİNLERİ OLUMLU-

Raporda, Türkiye'nin 2009 yılında yüzde 4,7 oranında daralan GSYH'sinin, bu yıl yüzde 5,2 büyümesinin beklendiği belirtildi. Büyümenin 2011 yılında da yüzde 3,4 oranında gerçekleşmesi öngörülen raporda, IMF'nin raporunda yer alan Avrupa ülkeleri arasında Türkiye, 2010 yılı büyüme öngörüsüyle, en fazla büyüme olması beklenen ülke konumunda yerini aldı.

Raporda, Türkiye'de tüketici fiyatlarının yıllık ortalama bazında 2009'da yüzde 6,3 arttığı, bu artışın 2010 yılında yüzde 9,7, 2011 yılında ise yüzde 5,7 olacağının beklendiği ifade edildi.

Bunun yanında, raporda, Türkiye'nin 2009 yılında cari işlemler dengesinin GSYH'ye oranı yüzde -2,3 iken, bu oranın 2010'da yüzde -4,0, 2011 yılında da yüzde -4,4 olmasının beklendiği belirtildi.

Raporda, küresel krizi nispeten atlatan ekonomiler arasında Polonya, ilk dış şokları atlatan ülkeler arasında Türkiye örneği verilerek, bu tür ülkelerin küresel ticaretin normalizasyonu ve ana para akışlarının geri dönüşünün yardımıyla daha güçlü şekilde toparlanabileceği tahmininde bulunuldu. 

Raporun, üçüncü ve dördüncü bölümleri de geçen hafta açıklanmıştı.

 

 

 

AA

 

 

Son Anket

2011 yılında hangi yatırım aracı daha çok kazançlı olur?
 
www.GuncelBorsa.com

SİZLERİN SAYESİNDE GÜN VE GÜN BÜYÜYEN SİTEMİZ 6.000, FACEBOOK SAYFAMIZ 2.500 SINIRINA DAYANDI.

Devamını oku...
 
Banka kartlarıyla internetten alışveriş!

Verified by Visa platformu artık Visa Electron banka kartlarıyla da internet üzerinden güvenli alışveriş yapma imkanı sunduğu bildirildi.

Devamını oku...
 
Ve sonunda Türkiye'den de petrol çıktı

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Mehmet Uysal, müjdeli haberi verdi

Devamını oku...
 

zsd

YASAL UYARI: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.