Şirket kârları çok çok iyi Yazdır
Pazartesi, 15 Kasım 2010 18:39

Şirketler krizi atlatmış görünüyor. Açıklanan 9 aylık şirket kârları iyi değil de, iyinin de ötesinde, kısaca “çok çok iyi”. Banka kârları iyi, holding kârları iyi, sanayi kuruluşlarının kârları iyi. Bu kâr rakamlarını “iftihar” ile açıklayan şirketlerin sahipleri için bu bayram, “gerçek bayram” olacak.

Koç‘un kârı yüzde 26 artmış 1.4 milyar TL olmuş. Sabancı’nın kârı yüzde 12 artmış 1.2 milyar TL olmuş.

Güngör URAS / MİLLİYET


Garanti 2.6 kâr açıklamış.

İş Bankası’nın kârı yüzde 21 artmış

2.4 milyar TL olmuş. Akbank’ın yüzde 13 artmış 2.3 milyar TL olmuş.

Tüpraş 676 milyon TL, Arçelik

418 milyon TL, Doğuş Oto

128 milyon TL kâr etmiş.


Milliyet Ekonomi’de dün Zeynep Aktaş’ın köşesinde şirketlerin açıkladıkları kâr rakamları vardı. Gıdadan boyaya, demir çelikten giyime, çimentodan medyaya her sektörün 9 aylık kârlılıklarının beklenmedik şekilde arttığı görülüyordu.


(1) Kâr etmek ayıp değildir. Her şirket kâr etmek için kurulur. Kâr etmeyen şirket batar. Eğer şirketlerin tekel durumu yok ise eğer şirketler serbest piyasa ekonomisinde rekabet şartlarında ve müşterilerini kandırmadan faaliyet gösteriyor ise kârları helâldir. Kâr edenleri alkışlamak gerekir.


(2) Kâr ekonominin sağlık göstergesidir. Üretmenin, büyümenin işareti olan “Katma Değer” (vergi değil, ”değer”) 4 faktörden oluşur. Emeğin karşılığı olan ücret, doğanın karşılığı olan kira, sermayenin karşılığı olan faiz ve müteşebbisin (girişimcinin) ödülü olan kâr.


Kârlar nasıl arttı?


Acaba ekonomimiz krizden henuz tam olarak çıkmamış iken, şirket kârları nasıl arttı? Bu konuyu şirket deneyimi olan dostum Ege Cansen ile tartıştık. İşte bizim “şirket kârlarının çok çok iyi” olduğu konusundaki tesbitlerimiz:


- Krizin etkisi ile her kesimde toplam hasılat yükselirken, toplam maliyet düştü. Krizlerde işletmeler daha rasyonel çalışmaya yönelir. Krizler verimi artırır. İşletmeler masrafları kısar, işçi çıkarır. İşler düzelse bile daha az işci ile çalışır. Tasarrufu sürdürür.

- Bu krizde bir başka şey daha oldu. Faizler düştü. Faiz, bizde çok önemli bir maliyet unsurudur. Faizin düşmesi ile vadeli fiyat ile peşin fiyat arasındaki makas kapandı. Vadenin fiyat artırıcı etkisi kalktı. Devir süratleri arttı.

- Ekonomi kabaca yüzde 10 büyüdü, iç tüketim kabaca yüzde 10 arttı. Talep artışı şirketlerin iş hacimlerini büyüttü.


Girişimci payı arttı


- Şirket kârları 3 kaynaktan beslenir: (1) Esas faaliyet kârları. (2) Finansman maliyetleri. (3)Döviz kuru değişiminden elde edilen gelirler.

Kriz sonunda esas faaliyet kârları artmakla kalmadı, faizin ucuzlaması şirket kârlılıklarını artırdı. Dolar fiyatının yükselecek yerde bir önceki yıla göre gerilemesi sadece girdi maliyetini düşürmedi, döviz kredilerinde finansman maliyetini de aşağıya çekti. Şirketlerin bilançolarına kur geliri yazmalarına yol açtı.

- Kriz etkisi ile şirketlerin istihdamı kısmaları nedeniyle ve de çalışanların ücret artışlarının sınırlı kalmasının etkisinde yaratılan toplam katma değerden emeğe düşen pay büyümedi, azaldı.


Yaratılan toplam katma değerden;


(1) Kiraya giden pay artmayınca,

(2) Faize giden pay gerileyince,

(3) Emeğin karşılığı olan ücretin payı azalınca,

(4) Katma değer artışının daha büyük kısmı müteşebbisin (girişimcinin) payı olan kâra eklendi. Ve de şirket kârları bu şekilde çok çok iyi bir şekilde arttı.